DLE Tema Rehberi ve Türkçeleştirme

DataLife Engine'nin en büyük eksiklerinden birisi temada dil dosyası kullanılmaması, bu yüzden tüm temaları Türkçe'ye çevirmek zorunda kalıyor kullanıcılar. Bu konuda bilgisi olan çok insan var elbette ama ilgisi olmayan kullanıcalar ağırlıkta. Hazır çevirilmiş temaları kullanıyor birçok kullanıcı ama sevdiği bir tema olunca rusça nasıl çevireceği hakkında bilgisi yok, ben aradım googleda çeviri yapmak için hazırlanmış bir kaynak bulamadım ve eksikliği gidermek amacıyla bir makale hazırlamaya karar verdim. Elimden geldiğince anlaşılır bir dille ve ayrıntıya girerek anlatmaya çalışacağım.

Tek bir yazıda uzatmayıp bir yazı dizisi gibi bir kaç yazıyla tamamlayacağım bu makaleyi, fazla vakit kaybetmeden başlayalım.

Domain Status Reporter

Bugün bir program tanıtmak istiyorum, küçük çaplı ve herkesin değil ama bir çok kişinin işine yarayacağını düşünüyorum. Programımızın ismi "domain status reporter" aradığınız bir alan adı var ve dolu mu? O zaman bu program tam size göre üstelik ücretsiz olarak yayınlanmıştı. Satın almak istediğiniz alan adlarını boşa düştüğü anda size uyarı gönderen bu yazılım aynı zamanda kendi alan adlarınızın ne zaman boşa çıkacağını da hatırlamanızda yardımcı olabilir. Takibe almak istediğiniz alan adlarını yazılıma girdikten sonra yapmanız gereken beklemekten ibaret.

DataLife Engine 9.5 Türkçe (utf-8)

Merhaba arkadaşlar DataLife Engine'nin son sürümü olan 9.5 sürümünün Türkçe çevirisini geçde olsa tamamladım arkadaşlar, geç yayınlamamın sebebi ise tatildeydim ilgilenemedim yani daha doğrusu internet kullanabileceğim alan yoktu. Paketi baştan aşağıya inceledim çeviri yaptıktan sonra fakat yinede gözümden kaçmış bir şeyler var olabilir bunu yorum olarak bildirirseniz memnun olurum. Pakette karakter kodlaması olarak "utf-8" kodlamasını kullandım.
Temanızda yapacağınız değişiklikleri şuradaki linkten yapabilirsiniz.

Kahvemle sigaramı içtiğime göre artık birkaç bir şey karalayabilirim. Aslına bakarsanız aklımda tek bir şey var o da perşembe günü sınavımın bitişi ile birlikte 20:30’da otobüse binip arkama bile bakmadan kendi memleketime dönmek.

Memleketime gidip aileme sarılmak, büyük yiğenime doyasıya sarılmak (gülüşüne kurban olduğum). Bu arada maşALLAH demeden geçmeyin sıpama bir şey olmasın :). Geride kalanları insan özlüyor işte…Küçük yiğenimi daha görmek nasip olmadı sıpa 2 gün daha önce doğmuş olsaydı onuda görcektim ama kısmet işte :)

Peki ya o? Yüzyüze konuşacaktık onunla, her şeyi masumca anlatacaktık ne oldu bende bilmiyorum. Mesajlarıma cevap vermeyen yüzüme nasıl konuşacaktı ki, durup sakince düşünüyorum yok mu acaba smsi neden mesaj atmasın ki yoksa sonra kendime yine bir çıkar yol bulup smsi yoksa bile ödemelide mi atamıyor. Onuda geçtim internet denilen bir zıhım var yani, ulaşmak isteyen insan her türlü ulaşır diyerek yine kendimi haklı çıkartıyorum.

İnsan psikolojisi çok değişik bir şey, karşındaki kendini tamamen çekmeden bıkmıyor usanmıyor aklına her daim geliyor. Benim istediğim şey şu eğer bir şey yapıyorsan sonuna kadar sürdür, eğer yok istemiyorsan bir şeyi kestirip at ya! Yap bunu emin ol bu herkes için iyi olacak. Bak kafamı toplayıpda doğru düzgün bir yazı dahi yazamıyorum…
Keşke sen ben olsan; seni sevmenin ne kadar zor olduğunu anlasan…

Keşke ben sen olsam; bu kadar sevilmenin tadını çıkarsam…

[Özdemir Asaf]