Kahvemle sigaramı içtiğime göre artık birkaç bir şey karalayabilirim. Aslına bakarsanız aklımda tek bir şey var o da perşembe günü sınavımın bitişi ile birlikte 20:30’da otobüse binip arkama bile bakmadan kendi memleketime dönmek.

Memleketime gidip aileme sarılmak, büyük yiğenime doyasıya sarılmak (gülüşüne kurban olduğum). Bu arada maşALLAH demeden geçmeyin sıpama bir şey olmasın :). Geride kalanları insan özlüyor işte…Küçük yiğenimi daha görmek nasip olmadı sıpa 2 gün daha önce doğmuş olsaydı onuda görcektim ama kısmet işte :)

Peki ya o? Yüzyüze konuşacaktık onunla, her şeyi masumca anlatacaktık ne oldu bende bilmiyorum. Mesajlarıma cevap vermeyen yüzüme nasıl konuşacaktı ki, durup sakince düşünüyorum yok mu acaba smsi neden mesaj atmasın ki yoksa sonra kendime yine bir çıkar yol bulup smsi yoksa bile ödemelide mi atamıyor. Onuda geçtim internet denilen bir zıhım var yani, ulaşmak isteyen insan her türlü ulaşır diyerek yine kendimi haklı çıkartıyorum.

İnsan psikolojisi çok değişik bir şey, karşındaki kendini tamamen çekmeden bıkmıyor usanmıyor aklına her daim geliyor. Benim istediğim şey şu eğer bir şey yapıyorsan sonuna kadar sürdür, eğer yok istemiyorsan bir şeyi kestirip at ya! Yap bunu emin ol bu herkes için iyi olacak. Bak kafamı toplayıpda doğru düzgün bir yazı dahi yazamıyorum…
Keşke sen ben olsan; seni sevmenin ne kadar zor olduğunu anlasan…

Keşke ben sen olsam; bu kadar sevilmenin tadını çıkarsam…

[Özdemir Asaf]

Neden mi yazıyorum; kelimelerin gücüne yazmanın ve okumanın her şeyi değiştirebileceğine inanlardanım, bazılarına göre okumak zor gelsede. Yazdığım burada kişisel bir şeyler sonuçta, sadece çevremdeki olayların değişmesine yada farkındalıkların artmasına neden olabilirim.

Neden mi yazıyorum; sevgimi, derdimi, sevincimi başkalarıyla paylaşmak mutluluk veriyor bana. Daha doğrusu paylaşmaktan mutluluk duyuyorum.

Neden mi yazıyorum; burada anlattığım olaylar benim yaşadığım olaylar kişisel yani, o yüzden uzun zaman sonra okuduğumda yanağımda ya gülümseme yada o zamanki hüznü yaşamak istiyorum.

Neden mi yazıyorum; bir şeyler yazabilmek için daha çok okuyorum, kendimi geliştirmek için ve tecrübelerimi paylaşmak için..

Bu yazımı yazabilmek için sigara üstüne sigara içiyorum neden mi? bende bilmiyorum ama beni belkide biraz daha rahatlatıyor, sıkı sıkı çekiyorum dumanı içime hafifde açlık var o yüzden kafam azda olsa dönmeye başlıyor. (Bir önceki yazım hakkında yazılanlardan birkaç tanesini buraya resim olarak koydum.)

Elim kolum bağlı gibi konu yine ona gelince, anlatacak o kadar şeyim var fakat ben hiçbir şey yazamıyorum. Ama yazmak azda olsa benim içimi rahatlatıyor. Yazarak rahatlıyorum sanki, arkadaşlarım bana başka konu yok mu, başka kafanda olan bir şeyi yaz diyorlar. Ama olmuyor işte kafam sadece onda hele şu sıralarki düşünmekten kendimi alamıyorum. Sabah kahvaltısında, yolda yürürken, dolmuşta giderken, yatarken, kalkarken sürekli zihnimde… Olmasın istiyorum bu kadar benim zihnimi zorlamasın yeter artık.

Yazım biraz uzun çünkü içimde kalan her şeyi anlatmak istiyorum ondan dolayı, okuyanlar için şimdiden teşekkür ediyorum.
Lise son sınıfta tanışmıştım onunla, harika bir gülüşü ve çok doğal hareketlerine gözüm çok takılmıştı. Okulda ilk ay geçmişti ve yavaş yavaş konuşmaya başlamıştık bu ilk olarak uzun süren msn konuşmalarıyla başlamıştı. Konuştukca onu kendime daha yakın görmeye başlamıştım. Artık onla konuşmadan vakit geçmiyordu sanki, msn de görüşemediğimiz zamanlarda ise artık telefondan mesaj aracılığıyla konuşmaya başlamıştık. Okulda ise bunun aksine pek konuşamıyorduk nedendir bilmiyorum. Arada sırada ladese girerdik ve ben yenerdim o bana çikolatalı gofret alırdı, şimdilerde ise sırf o anıları hatırlattığı için "ülker çikolatalı gofret" yemiyorum.